Bira Şişesi Seçimi

Heves ve heyecanla fermantasyona aldığımız biramızı beklerken, yakında gelecek olan şişeleme gününe hazırlanmakta fayda var. 23 litrelik standart bir parti hazırladığınızı varsayarsak, 46 bira şişesine ihtiyacınız olacak. Düşürme, kırılma, hasarlı/çatlak çıkma, çok kirli olması vb durumlara karşı yedeklerle beraber 50 şişe edinmekte iyi olacaktır. Ayrıca şişelerimize uygun olan kasaları da edinmenizde fayda var. Hem şişelerin derli toplu, devrilip yuvarlanmadan güvenli durması, hem de birden fazla parti yaptığınızda üst üste dizerek kolay ve pratik muhafaza imkanı sağlar.

Hangi şişeleri kullanabiliriz?
Piyasada bolca bulunan 50cl ve 33cl depozitolu şişeleri, klasik taç kapak veya çek aç kapaklı olmaları koşulu ile kullanabiliriz. Depozitosuz olanlar ise (tek yön tabir ediliyor) yeniden kullanılması planlanarak üretilmediğinden daha ince yapılıyor ve daha dayanıksız olabiliyor. Bu sebeple depozitolu şişeleri tercih ediyoruz. Efes tombul ve malt ile Tuborg Gold en çok bulunan ve en çok tercih edilen şişeler.
Çevir aç kapaklı şişeleri ise evde yeniden kapayamadığımız için, tercih etmiyoruz. Boşuna çevir aç kapaklı şişe biriktirmeyin, satın almayın. Kullanamazsınız.


Swing top veya flip top tabir edilen, kendinden telli mekanizması ve contası ile kapatılıp açılabilen şişeler ise teoride kullanılabilir şişeler olarak karşımıza çıkıyor. İster ticari markaların şişeleri olsun, ister piyasadan satın alabileceğiniz şişeler olsun, koyu renk camlı olduktan ve contaları sağlam iyi kapanır olduktan sonra, kullanılabilir. Ancak bazen gevşeyen teller, bazen yıpranan contalar sebebi ile hava sızdırma sorunu yaşatabiliyor. Şahsen bebek gibi baktığım biramı böyle bir riske atamayacağım için ben tercih etmiyorum. Ama sorun yaşamadan kullanan bir çok ev biracısı var.

Pet şişeler ise tercihe bağlı olarak kullanılabilir. Ancak su veya gazlı içeçek için olan şeffat pet şişeler yerine, çift cidarlı gaz kaçırmayan kahverengi bira pet şişelerini kullanmanız daha iyi olacaktır.

9 Beğeni

Carlsberg şişelerine butikbiradaki taç kapaklar olmuyor diye bir bilgi verilmişti Facebook’ta. Konuya bakan arkadaşları bilgilendirmiş olalım buradan da.

Sanırım Bomonti’nin de depozitolu olanları uyumlu bu kapaklarla. Doğru mudur?

bomonti kullandım sorun yok, ayrıca efes malt şişede sorunsuz.

leffe,erdinger, wheinstephaner, gara guzu, pera vb. 33cl şişeleri kullananlarınız var mıdır? şişelemede bunları kullanmaktaki olumlu olumsuz düşünceleriniz nelerdir? :blush:

Gara guzu 33 ve 50cl sorun çıkarmıyor.

Şimdi bulunabilir mi bilmiyorum ama bir ara metro markette 33lük sapporoların tanesini 2 liraya görünce 4-5 tane almıştım. Sorun çıkmadı.

tuborg gold kullanıyorum sorunsuz kasasıda hazır olunca bana mantıklı geliyor saklaması daha kolay tek tek şişe taşımıyorsunuz

33 lük doldurmak istediğim için ve efes malt şişesinin şeklini sevdiğimden, barda çalışan arkadaşımdan 32 tane malt şişesi edindim. 39 tane de normal efes 33 lük şişe geldi. ama maltlar hep çevir aç kapak çıktı. hiçbir işime yaramayacak şimdi. hevesim kursağımda kaldı. :frowning:

2 Beğeni

[quote=“Cenk, post:1, topic:57”]
su ]45412433848
ve
[/quote
40 efes şişe, 24 cocacola şişesi (200 ml ) yıkayıp duruladım, efes tombul şişe ozellikle kolay temizleniyor, bock bira mayaladığım için Cola şişesine yakışır dıye duşundum, fakat kapaklar yetmediği için kullanılmıs kapaklar da dahil 57 kapak ile işimi halletmeye çalıştım. küçük cola şişeleri biraz daha sevimli görünüyor, tam ikramlık , aperatiflik, bira içmeyi sevmeyen yakınlarımı hedef alıyorum biraz. bu arada şişe sıkıntısı olan arkadaşlara destek olabilirim, bodrumumda bi haylı şişe birikmiş.

1 Beğeni

Kola şişeleri şeffaf olduğu için güneşten ve UV etkilerinden korumak lazım. Aksi takdirde “skunky” yani kokuşmuş bira denilen şey söz konusu oluyor. Üstünü güzelce örtün o şişelerin, bozulmasın durduk yerde…

1 Beğeni

sadece bu konuda bir tereddütüm vardı, içildikten sonra tortu kalacaksa biraz sakıncalı olabilir. apartmanın bodrumunda karanlık bir yerde duruyor, komşular işkillenmesin diye de üstünü kapattım.

2 Beğeni

dün başka bir konu altında yazmıştım ama doğru başlık bu sanırım. 7-8 farklı şişe ile şişeleme yaptım. madde madde yorumlarımı yazayım;

  1. hoegaarden, leffe, krombacher, erdinger, weishenstephaner gibi 33lük şişeler kitin içerisinden çıkan kapak kapatma aletiyle kapatılırken biraz sorun çıkardı, yerinden falan oynadı ve kapanan kapakları çok içime sinmedi.

  2. tuborg amber gibi şişesi kabartmalı şişelere etiketlerimi yapıştırırken sorun yaşadım, şık durmadı.

  3. normal tuborg şişeleri gayet sorunsuz bi şekilde dolduruldu. sadece üstündeki etiketleri çıkarırken biraz fırçalamak gerekti.

  4. tombul efes şişesi. sona sakladım bunu. aslında efesci değilim, pek tercih ettiğim bir bira değil. ama bundan sonra şişelemek için başka şişe kullanmam. doldurması rahat, kapaklar tam oturuyor, bulaşık makinesine attığında etiketler çıkmış, şişe tertemiz bir halde etiketlenmeye hazır hale geliyor.

2 Beğeni

Siz nasıl yapıyorsunuz bilmem, ama ben şişenin dibindeki tortuyu içmemeye çalışıyorum. Bunu sağlamak için de bardağa birayı şişeyi yavaş yavaş yan yatırarak dolduruyorum. Doldurma esnasında da şişenin arkasına bir ışık kaynağı (mesela pencere) denk getiriyorum. Böylece dipte kalan tortunun şişe ağzına ilerlemesini görebiliyorum. Tortu tam şişeden dökülecek gibi olduğunda doldurmayı kesiyorum. Tabii ki tortuyla beraber bir miktar da bira şişenin içinde kalıyor.
Bir kaç denemeden sonra fark ettim ki şişe ne kadar ince olursa dipte kalıp ziyan olan bira miktarı azalıyor. (Fermanterlerin dibinin konik olması mantığındaki gibi) En fazla zaiyat ise Efes’in tombul şişesinde oluyor. Sanırım tortu şişe dibinde daha geniş alana dağıldığı için olsa gerek.

1 Beğeni

yaptığım biralar buğday ve bock. yani zaten şişede biraz tortu kalmalı, onları da şişenin yarısını bardağa doldurduktan sonra şişeyi hafifce çevirerek karıştırıp bardağa ilave ediyorum. bu biralarda tadı biraz da o tortu verir.

Şişe dibindeki tortular ben de baş ağrısı yapıyor.
Açıkçası size özendim.

doğrudur, maya bazı insanda feci baş ağrısı yapar.

eşimde, bende ve diğer 5-6 arkadaşta herhangi bir ağrı olmadı.

Herkesin malumu gazlı içeceklerin pet şişeleri oksijen geçirgen olduğu için bira şişelemede kullanılamıyor. Bugüne değin ev biracılığı ile ilgili yabancı hiç bir kaynakta (okuduğum dört kitap da dahil) tatmin edici bir neden bulamadım. Septik düşünceyle yaşlanmış biri olarak en mantıklı açıklamayı kendimce gazlı içeceklere basılan karbondioksit sayesinde açılana dek şişe içi basıncı atmosfer basıncının üzerinde olduğundan oksijen girişi de önlenmiş oluyor. Ancak biz şişeleme aşamasındayken yani henüz gazlanma olmadığından şişe içi basıncı atmosfer basıncından düşük olduğundan oksijenin şişe içine geçişi mümkün oluyor ve birayı etkiliyor.
Neden bu olabilir mi veya farklı bir neden varsa bilen var mı?

Eğer P.E.T. şişelerin daha fazla oksijen geçirmesinin sebebini soruyorsanız bu polimerlerin (P.E.T. de bir polimer) moleküler yapısından dolayı daha yüksek geçirgenliğe (permeation) sahip olmasındandır. Mesela 8 mm çelik bile gaz geçirgenliğine sahiptir. Materyalin yoğunluğu, kristal veya polimer yapısı bunu etkiler. Cam hem kristal yapısı hem de yoğunluğu sebebiyle P.E.T.'ten daha az geçirgendir.

4 Beğeni

Mantıklı, zaten basınç yüksekse bu basıncı sağlayan çözünmüş karbondioksit. karbonizasyon şekeri ne kadar fazla konursa basınç da o kadar artıyor.
Şişe üzerinde basınç yokken yani şekerler mayalar tarafından yenmeye başlanmadan önce şişe duvarından giriş yapacak oksijenin birayı etkileme olasılığı konuşulabilir fakat buna gelene kadar hazırladığımız mayşenin fermente olma sürecinde üç dört hafta içinde kaldığı fermentasyon kovası yada damacana 'nın da plastik olduğunu düşünürsek pratikte oksijeni alabileceği baya uzun bir temas süresi sağlıyoruz demektir.
Oksijen eğer çelikten bile geçiyorsa (ki bunu yazmışlar) zaten fermentasyon öncesi kitin ve malt özünün saklandığı kaplarda oksijen ile temas ediyor demektir.
Yani günün sonunda şunu anlıyorum;
plastik oksijeni geçiriyor, çelik oksijen geçiriyor o halde tenekede geçiriyor. Biz teneke ve poşette aylarca bekleyip oksijen ile temas etmiş ürünleri alıp plastik kaplarda dışarıdan içeriye geçişe izin veren materyaller kullanarak oksijen ile temas ettirerek 3-4 hafta daha fermente ediyoruz.
Ama on gün kadar dolapta kalacak olan son aşamada “plastik şişe olmaz, mutlaka oksijenle teması kesmeliyiz” diyorsunuz. üstelik basıncı sebebiyle bununla en iyi şekilde baş edecek aşamadayken.
Arkadaslar acaba ben bişey mi kaçırıyorum

4 Beğeni